KABEV Kapsamında Hayata Geçirilen Enerji Verimliliği Uygulamalarıyla TÜBİTAK UZAY Binasında Enerji Performansı ve Kullanıcı Konforu Arttı
Kamu Binalarında Enerji Verimliliği (KABEV) Projesi kapsamında enerji verimliliği yenileme desteğinden faydalanan TÜBİTAK Uzay Teknolojileri ve Araştırma Enstitüsü’nde, gerçekleştirilen enerji verimliliği uygulamaları sayesinde bina performansında ve kullanıcı konforunda önemli iyileşmeler elde edildi.
Biz de KABEV ekibi olarak, ülkenin önde gelen mühendis ve teknik personellerini bünyesinde barındıran TUBİTAK Uzay Teknolojileri ve Araştırma Enstitüsü’nde, projemize yönelik görüş ve önerilerini değerlendirmek amacıyla, Tesis İşletme ve Alt Yapı Destek Birim Sorumlusu Durmuş BAYRAM ve Baş Teknisyen Mustafa AKAKUŞ ile sohbet havasında bir röportaj gerçekleştirdik.
KABEV projesini nereden duydunuz? Faydalanmaya nasıl karar verdiniz?
TÜBİTAK marka değeri oldukça yüksek bir kurum. Yıllardır yaptığı çalışmalarla, yurt içinde ve dışında iş birlikleri geliştirerek dünya çapında farkındalık oluşturan bir kurum haline geldi.
Kurum kapasitesinin gelişmesi, altyapısının ve kullanım alanlarının yetersiz ve de verimsiz kalmasına neden oldu. Binamızda yaşanan arızalar, çatlaklar ve ekonomik ömürlerini doldurmuş ekipmanlardan dolayı bir arayış başladı.
Süreç, kurum içindeki teknik ekibin yaptığı bir araştırmayla başladı. Şu an emekli olan bir çalışma arkadaşımız internet üzerinden yaptığı inceleme sırasında KABEV’e ulaştı ve kurumumuz, ODTÜ’nün eski yapılarındaki tasarım dilini koruyan pozitif yaklaşımı da dikkate alarak projeye dahil oldu.
Kurumunuzda enerji verimliliği kapsamında hangi renovasyon çalışmaları gerçekleştirildi?
Proje kapsamında binada enerji verimliliğini artırmaya yönelik çok sayıda uygulama hayata geçirildi.
İlk etapta yalnızca kazan dairesinin yenilenmesi gibi daha sınırlı bir hedefle yola çıkılmıştı. Ancak yapılan incelemeler ve proje ekibiyle kurulan iletişim sonucunda ihtiyaçların daha kapsamlı olduğu görüldü ve süreç bu doğrultuda ilerletildi.
Yapılan renovasyonları; mevcut eski tip kazan sisteminin daha verimli kaskad sisteme dönüştürülmesi, iklimlendirme sistemlerinin yenilenmesi ve daha dengeli dağıtılması, bina kabuğunda ısı yalıtımı (mantolama) yapılması ve pencere/doğrama sistemlerinin iyileştirilmesi olarak sayabiliriz.
Başlangıçta hazırlanan ihtiyaç listesinde yer alan birçok kalem, proje sürecinde değerlendirilerek uygulamaya dahil edildi ve böylece kapsamlı bir dönüşüm sağlandı.
Bu çalışmaların yaşam kalitesi, sağlık ve çevre açısından etkileri neler oldu?
Yapılan uygulamaların etkisi, proje henüz tamamlanmadan dahi hissedilmeye başlandı. Özellikle mantolama sonrası, dış hava koşullarına rağmen iç mekân konforunun belirgin şekilde arttığı gözlemlendi. Bu noktada, yapılan yatırımın bizlere sağladığı konforu kış aylarında gördüğümüzü söyleyebiliriz.
Yeni sistemlerle birlikte: ısı dağılımı daha dengeli hale geldi. Arıza durumlarında sistem tamamen devre dışı kalmadan çalışmaya devam edebiliyor ve iklimlendirme daha kontrollü ve kullanıcı dostu hale geldi.
Bu durum hem çalışanların konforunu artırdı hem de daha sürdürülebilir bir enerji kullanımına katkı sağladı.

Renovasyonlara dair kurum çalışanların geri dönüşleri nasıl oldu?
Kullanıcılardan genel olarak olumlu geri dönüşler alındı. Özellikle uygulama sürecinde dahi, önceki yıllara kıyasla daha az şikâyet geldiği ifade edildi. İşletme konforunun artmasıyla personellerimizin de konfor ve memnuniyetinde artış olduğunu gözlemledik.
Renovasyon öncesinde kurumumuzda eski tip klimalar vardı. Yaz aylarında klima yakınında oturan kişiler üşüyor, uzakta olan kişiler de klimadan faydalanamadıklarını ve sıcak olduğunu söylüyorlardı. Şimdi yeni klimalarımızı kullanıcılardan gelen taleplere göre belirledik. Hastalık ya da hassasiyeti olan herkesi ve her durumu değerlendirdik. İhale süreçlerinde de tüm bu değerlendirmelerimiz dikkate alarak seçimler yapıldı.
İş yapılırken bina kullanıcıları bazı sıkıntılar yaşadı ama sonrasında yapılan işleri (özellikle cam filmi gibi) tüm birimlerimiz talep etti.
Daha spesifik bir örnek vermek gerekirse, romatizma hastası bir personelimizin, ağrılarının önceki senelere göre çok azaldığını ifade etmesiydi.
Renovasyon sürecine dair paylaşmak istediğiniz bir deneyim var mı?
Sürecin en dikkat çekici yönlerinden biri, renovasyon çalışmalarının aktif olarak kullanılan bir binada yürütülmesiydi. 24 saat yaşayan bir yapıda bu tür bir dönüşümü gerçekleştirmek, ciddi bir koordinasyon ve planlama gerektirdi.
Özellikle zaman kısıtları ve işin operasyonel devamlılıkla birlikte yürütülmesi, süreci daha da zorlu hale getirdi. Yüklenici firma, müşavir ekip ve kurum personellerimiz arasında yoğun bir iş birliği sağlanarak süreç zor ama başarılı şekilde sürdürüldü.
Projenin diğer kurumlarda yaygınlaştırılmasını uygun buluyor musunuz?
KABEV projesinin diğer kamu binalarında da yaygınlaştırılmasını son derece kıymetli buluyoruz.
Projenin lansmanını çalışanlarımıza anlattık. Sürecin tamamlanmasıyla insanların bakış açısının çok pozitif olduğunu gördük.
Kurum olarak PR anlamında da KABEV Projesinin çok faydasını gördük. Birçok kurumdan bize gelerek nasıl yaptığımızı ve kendilerinin de faydalanıcı olmak istediklerini söylediler. Sonuçtan, yapılan işten ve alınan faydadan memnunuz ve teşekkür ediyoruz.
Süreçte kullanıcıların öneri ve eleştirileri oldu mu?
Evet, süreç boyunca kullanıcıların görüşleri aktif şekilde alındı ve birçok noktada projeye dahil edildi.
Özellikle iklimlendirme sistemleri seçiminde kullanıcı talepleri belirleyici oldu. Hava yönlendirme özellikleri, dağılım dengesi ve kullanım konforu gibi detaylar, çalışanlardan gelen geri bildirimler doğrultusunda şekillendirildi.
Bu yaklaşım, uygulamaların kullanıcı ihtiyaçlarına daha uygun hale gelmesini sağladı.

